2/8/12

en temel şey hakkında küçük denemeler.

bu yazıda açıklamaya çalıştığım şeyler birilerine mesaj vermek, başımdan geçen olayları anlatmak gibi  insanların yazmasına neden olabilecek türden dürtülerden oluşmamaktadır. kimse okusun, okumasın konuşmaya çabaladığımın bir kanıtıdır. ben, çoğu insanın aksine, insanı diğerlerinden ayıran en önemli özellik olan konuşma yetimi kullanamıyorum. birilerine birşey anlatmak konusunda yeteneksizim. birileriyle buluştuğumda saatlerce sessiz sedasız kalabiliyorum ve buda , inanın herkesi -en yakınınızı bile- kısa zamanda sıkabilecek türden bir durumdur. işin kötü tarafı ; insanları dinlemeye tahammül edip konuşma yeteneğini kazanmaya çabalasamda , anlatılan şeylerin basitliğinden , gereksiz uzunluğundan , sürekli tekrarlamalarından dolayı her geçen gün sessizliğe karşı daha bir sevgi besler oldum. bu durumu her zaman benimsemiyorum, evet. bazen iş nedeniyle iletişime geçtiğim insanların ağızları o kadar laf yapar ki, onları sessizliğe gömülerek dinler,düşüncelerimi zamanında aktaramayıp , iş işten geçtikten sonra kendimle konuşur, içten içten kızarım böyle bir hale geldiğime. konuşan birini gördüğümde ne söylendiğinden ziyade nası böyle cümleler kurabiliyor, aklına bunlar nerden geliyor gibisinden düşüncelere dalar , kaybolurum. kısacası buraya -az öncede söylediğim gibi- kimse okusun okumasın , bir koşucu edasında , konuşma çabalarım nedeniyle birşeyler yazmaya gayret edeceğim.

0 comments:

Post a Comment